Ertuğrul Özkök 11.04.2018 tarihinde yayınladığı köşe yazısında Aydın, Fatih Ürek ve Yılmaz Morgül'e gönderme yaparak Yargıtay'ın estetik ameliyatlarla ilgili olarak verdiği bir karara değindi ve "Vallahi hayatım boyunca gördüğüm en ilginç estetik kararı bu..." şeklinde fikrini beyan etti. Ancak bu karar Yargıtay'ın estetik ameliyatlar ile ilgili olarak vermiş olduğu benzer yöndeki ilk karar değil. Özkök' ün yazısında değindiği kararın temeli estetik ameliyatlar ile diğer tıbbi müdahaleler arasındaki hukuksal farka dayanıyor.

Özkök'ün yazısına ulaşmak için tıklayınız.

Estetik dışındaki tıbbi müdahaleler esasen bu makalenin konusunu teşkil etmemektedir. Ancak kısaca belirtelim ki bu tür uyuşmazlıklara Borçlar Kanunu'muzun Vekalet Sözleşmesi'ne ilişkin hükümleri uygulanmaktadır. Estetik ameliyat kapsamında yapılan müdahaleler ve bu müdahalelerden doğan uyuşmazlıklara ise diğer tıbbi müdahalelerden farklı olarak Borçlar Kanunu'muzun Eser Sözleşmesi'ne ilişkin hükümleri uygulanmaktadır. Özkök'ün bahsettiği kararda bu ayrıma ilişkindir. Kararın ayrıntılarına yazımız devamında değineceğiz.

Estetik müdahaleler tedavi maksatlı, güzelleşme maksatlı veya bazen hem tedavi hem güzelleşme amaçlı olarak yapılabilir. Estetiğin kapsamına saç ekiminden botoksa, silikon taktırmadan epilasyona kadar birçok konu dahil olabilmektedir. Aslında estetiğe ilişkin uyuşmazlıklar konusunda Eser Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği kanunlarda açıkça düzenlenmiş değildir. Ancak doktrinde bu görüş ağır basmış Yargıtay uygulaması da uzun yıllardan beri bu yönde istikrarlı bir şekilde gelişmiştir. Bu görüşün temelinde ise estetik operasyonlarda vaat edilen sonuç yükümlülüğü yer almaktadır.

Karara Konu Olay'da Ne Oldu?

Özkök'ün köşesinde bahsettiği olay, Siirt'te yaptırılan bir estetik müdahale sonucu (kepçe kulak ameliyatı) sonuçtan memnun kalmayan kişinin hekimi dava etmesi ve kaybettiği davayı Yargıtay'a taşıması sonrası Yargıtay kararı ile gündeme geldi. Yargıtay davacıyı haklı bularak ilk derece mahkemesinin kararını bozdu. Gerekçe olarak ise yukarıda kısaca değindiğimiz estetik ameliyatlara uygulanacak hükümlerin yanlış tespit edilmiş olmasını daha doğrusu böyle bir nitelendirmenin hiç yapılmamış olmasını gösterdi.

Yargıtay kararında "...alınan raporlarda eser sözleşmesi hükümlerine göre inceleme yapılmadığından bu raporların hükme esas alınmaları mümkün değildir." diyerek açıkça hekim- hasta arasındaki ilişkiyi eser sözleşmesi hükümleri çerçevesinde değerlendirdi.

Ertuğrul Özkök Neden Şaşırdı?

Özkök'e çok ilginç karar dedirten köşe yazısı ve benzeri karaların kulağa ilginç gelmesi bu hususlarda özel düzenleme bulunmadığından genel hükümlere (olayda eser sözleşmesi hükümleri) dayanılması sonucu gerçek kişilerle nesneler arsında benzerlik kurulması zorunluluğundan kaynaklanmaktadır.

Özkök'ün yazısının sonunda sorduğu "Estetik ameliyat bir eserse eğer...

Kuşum Aydın, Yılmaz Morgül, Fatih Ürek eserlerinin telif hakkı kime aittir?" sorusu da bu benzeştirme de yapılan hatanın ürünü olsa gerek. Zira, telif haklarına konu olabilecek olan eser, 5846 sayılı, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nda tanımı yapılan eserleri kapsamaktadır. Oysa eser sözleşmesine konu olabilecek eserin kapsamına insan emeğinin ürünü olan ve maddi bir varlıkta kendini gösteren (maddi veya maddi olmayan) her şey girer. Dolayısıyla estetikte olduğu gibi insan bedeni de eser sözleşmesinin konusunu oluşturabilmektedir.

Yine ilk etapta ilginç gelebilecek bir hususta estetik ameliyat nedeniyle dava açmayı düşünüyorsak başvuracağımız makamlarla ilgili olabilir. Zira mevcut hukuki düzenlemeler çerçevesinde yaptırılan bir estetik ameliyat aynı zamanda tüketici işlemi olduğundan Tüketicinin Korunması Kanunu'na tabiiyeti söz konusu olacaktır. Böylece belli bir tutarı aşmayan (2018 yılı için 4.570 TL) tüketimlerde mahkemeye doğrudan başvuru mümkün olmayıp önce tüketici hakem heyetlerine gidilmesi gerekmektedir.

Kısaca, hukukumuzda estetik ameliyat yapan hekim ile ameliyat olan kişi arasındaki ilişki Yargıtay'ın istikrarlı bir şekilde kararlarında belirttiği üzere Eser Sözleşmesi hükümlerine tabi bir ilişkidir. Bu kapsamda hekim yüklenici, ameliyat olan kişi ise iş sahibi sıfatını alacaktır. Yapılan ameliyata da Borçlar Kanunu kapsamında, yoksa fikri sınai haklar kanunu kapsamında değil, eser demekte bir mahzur yoktur. Fikri sınai haklar kapsamında değerlendirme yapılmadığından bir telif hakkından da bahsedilemez.

Makalemizde estetik ameliyatların kapsamına, buradan doğabilecek uyuşmazlıklara uygulanacak hükümlere ve eser sözleşmesinin karakterine kısaca değindik. Bu hususlarda daha ayrıntılı bilgilere ve yaptırılan estetik ameliyattan memnun kalınmaması halinde ne yapılması gerektiği ile ilgili bilgilere Mert Van Sağlık Hukuku adresinde yer alan makalemizden ulaşılabilirsiniz.

Av. Dr. Mert VAN - Stj. Öğr. Ziya GÜMÜŞTOP