• EN

Ülkemizde sağlık personelinin hizmet kusuru sebebiyle açılan tazminat davalarının sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Sonuçlanması uzun yıllar süren bu davalar, gerek zarar gördüğünü iddia eden tarafın, gerek sağlık personelinin, gerekse sağlık personelinin rizikosunu teminat altına alan sigorta şirketlerinin adeta elini kolunu bağlamaktadır.

Uzun yıllar süren bu davaların taraflar üzerinde oluşturduğu negatif etkiyi azaltmak amacıyla, 2012 yılının Ağustos ayında, sağlık hizmetlerinin uygulanmasında ortaya çıkan hizmet kusurlarına dayalı maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında uzlaştırma amaçlı bir yönetmelik hazırlanmış ve Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Bu yönetmelikle amaçlanan; tarafların seçeceği bir uzlaştırıcı aracılığıyla hizmet kusuru sebebiyle ortaya çıkan maddi ve manevi zararların en kısa zamanda uzlaşarak sonuçlanması ve uzun dava süresi boyunca ortaya çıkacak zararların önüne geçilmesinin sağlanmasıdır.

Peki Bu Yönetmelik Kimleri Kapsayacak?

Bu yönetmeliğe göre taraflar; kusurlu hizmet sebebiyle zarara uğradığını iddia eden kişi, kusurlu hizmet verdiği iddia edilen sağlık personeli ve üçüncü tarafta ise eğer varsa, sağlık personelinin poliçesinin bulunduğu sigorta şirketidir. Önemle belirtmek gerekir ki, yönetmeliğin kapsama alanı yalnızca doktorlardan ibaret olmayıp, sağlık hizmetlerini kusurlu uygulayan tüm personellerdir. Ayrıca bu sağlık personellerinin kamu, özel, üniversite hastanesi personeli olmasının da herhangi bir önemi olmayıp, tüm sağlık personelleri yönetmelik kapsamına dahildir.

Uzlaşma Süreci Nasıl Başlayacak?

Uzlaşma, taraflardan herhangi birinin Sağlık Bakanlığı, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne başvurmasıyla birlikte, uzlaşma teklifinin kabulü ve uzlaştırıcının seçimiyle başlayan bir süreçtir. Başvuru, dava açma süresi içinde bizzat Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne yapılabileceği gibi, aynı süre içinde internet üzerinden de yapılabilir. Uzlaşma başvurusu yapabilmek için, uyuşmazlığın mahkemelerce görülmeye başlanıp başlanılmadığının önemi yoktur.

Peki Uzlaştırma Süreci Nasıl İşleyecek?

Taraflarca seçilmiş olan uzlaştırıcı sadece uzlaşma sürecini devam ettirecek usul ve esasları göz önüne alır ve tarafların menfaatlerini dengeleyecek şekilde uyuşmazlığı sona erdirmeye çalışır. Bu bakımdan uzlaştırıcının herhangi bir şekilde taraflardan birini haklı veya haksız bulması, taraflarca kararlaştırılması gereken maddi-manevi tazminata ilişkin bir hükümde bulunması, tarafların iradeleri üzerinde baskı yaratacak bir davranışta bulunması ya da tarafları uzlaşmaya zorlaması mümkün değildir.

Uzlaşma süreci boyunca tarafların her konu üzerinde anlaşmaya varmaları beklenebilir bir durum değildir, çünkü taraflardan biri sağlık personelinin kusuruyla zarara sebep olduğunu iddia edip tazmini için belirli bir miktar para talep edecek diğer taraf ise hem kusuruna ilişkin hem de talep edilen miktara ilişkin itirazlarda bulunacaktır, işte bu durumların giderilmesi amacıyla yönetmelik, uzlaştırıcıya bu tür anlaşmazlıkları gidermek için dosyayı bilirkişiye göndererek görüş alabilme imkanı tanımıştır.

Buna göre uzlaştırıcı ilk olarak, tarafların hizmet kusuruna ilişkin anlaşamaması halinde, dosyayı Yüksek Sağlık Şurası tarafından belirlenecek bilirkişiye gönderecek ve dosyanın bilirkişide bulunduğu süre zarfında görüşmelere ara verecektir. Bilirkişi de dosyanın kendisine iletilmesinden itibaren 30 gün içinde raporunu uzlaştırıcıya bildirmekle yükümlüdür. Bilirkişinin raporu üzerine uzlaştırıcı tarafları tekrardan müzakereye çağıracak ve bilirkişinin saptamış olduğu kusur durumu çerçevesinde görüşmeleri kaldığı yerden devam ettirecektir. Bilirkişi raporu, uzlaştırıcıya ya da taraflardan birine hüküm kurma imkanı tanımayacak aksine, bilirkişiden gelen kusura ilişkin görüş, taraflar arasındaki anlaşmazlığı çözmeye yönelik bir veri olarak dosyada yer alacaktır. Uzlaştırıcı kusur raporundan sonra tazminat miktarının belirlenmesi için de dosyayı adli yargı bilirkişilerine gönderebilir. Bu bilirkişi raporu, miktarın belirlenmesinde ortaya çıkacak ihtilafın çözülmesine yardımcı olma amacını taşır ve miktar üzerindeki son söz sahibi sadece tarafların kendisidir.

Uzlaşma Sürecinin Sona Ermesi

Uzlaşma sürecinde yönetmelikle belirlenen sürelerin geçmesi nedeniyle sona erme hali dışında, biri olumlu ikisi olumsuz olmak üzere üç farklı sona erme hali vardır.

Uzlaşma sürecinin ilk sona erme şekli, yönetmeliğin ulaşmak istediği amaç olan, uyuşmazlığın belirli bir miktar üzerinde mutabık kalınarak sona erme halidir. Uzlaşma sürecinin yönetmeliğin amacı dışında bitme hallerinden ilki, taraflardan herhangi birinin uzlaşma süreci boyunca hiç bir şekilde kısıtlanamayacak olan uzlaşmadan cayma hakkının kullanılmasıdır. Uzlaşma sürecini sona erdirecek son hal ise, müzakerelerde herhangi bir şekilde olumlu gidişatın olmaması nedeniyle uzlaştırıcının, uzlaşmaya ilişkin çaba ve emek harcamasının gereksiz olacağı kanaatine varmasıdır.

Görüldüğü üzere bu yönetmelikle birlikte, yıllarca uzayan davalar, çok daha kısa sürede halledilebilecek, uzlaşma müzakerelerinin olumlu sonuçlanması durumunda hazırlanan tutanak ilam niteliğinde belge sayılacak ve doğrudan icraya konulabilecektir. Uzlaşma süreci boyunca dava zaman aşımı duracak, uzlaşma sağlanmazsa kaldığı yerden devam edecektir. Temennimiz gerek zarar gördüğünü iddia eden tarafın, gerek sağlık personelinin gerekse sağlık personelinin rizikosunu teminat altına alan sigorta şirketlerinin lehine olan ve kısa sürede sonuçlarını veren bu yönetmeliğin tüm hizmet kusuru iddialarında yaygınlaşması ve tarafların mağduriyetinin sulhen çözümlenmesidir.

Av. Dr. Mert VAN