• EN

Teknolojideki gelişmeler sayesinde, üretici-satıcı işletmeler gün geçtikçe olanaklarını arttırmakta, daha çok büyümekte, tüketici ise tek başına ve güçsüz bir şekilde kalmaktadır. Tüketicilerin üretici-satıcılar karşısında bilgi yetersizliği içinde, yanlış yönlendirmeye açık durumda bulunması, tüketicinin kendisini koruyabilecek bir bilince kavuşturulmasını gerektirmektedir.

Şahsi bir ihtiyacı karşılamaya yönelik sigorta himayesi elde etmek amacıyla sigorta sözleşmesi yapan sigorta ettireni, tüketici; yapılan sözleşmeyi de tüketici sözleşmesi olarak nitelendirmek mümkündür. Hal böyle iken; tüketici konumunda olan sigorta ettirenin, sigortacı karşısında bilgi yetersizliği nedeniyle yanlış uygulamalara maruz kalarak mağdur olması kaçınılmazdır. Bu tür mağduriyetlerin önüne geçmek adına, gerek sigortacıya ait poliçeden kaynaklı yükümlülüklerin gerekse kendisine ait yükümlülüklerin, sigorta ettiren tarafından bilinmesi önem arz etmektedir.

Sigorta sözleşmesi, sözleşmenin her iki tarafını da borç ve yükümlülükler getirmektedir. Bu kapsamda öncelikle, sigorta ettirenin borç ve yükümlülükleri üzerinde durulacak olup SİGORTA ETTİRENİN temel yükümlülükleri şu şekildedir:

  1. Prim ödeme,
  2. Beyanda Bulunma,
  3. Rizikoyu Ağırlaştırmama ve Ağırlaşan Rizikoyu Bildirme,
  4. Rizikonun Gerçekleştiğini Bildirme Yükümlülüğü,
  5. Zararı Hafifletme ve Kurtarma Yükümlülüğü

Sigorta ettiren, sözleşmeyle kararlaştırılan primi ödemekle yükümlü olup aksine sözleşme yoksa sigorta primi sigortacıya peşin olarak ödenmelidir. Bununla paralel olarak sigortacının sorumluluğu da, prim veya peşinatın ödenmesi ile başlayacaktır. Aksi kararlaştırılmadıkça, prim veya peşinat ödenmediği takdirde poliçe teslim edilmiş olsa dahi sigortacının sorumluluğu başlamayacaktır. Önemle belirtmek gerekir ki; prim borçlusu sigorta ettiren kişi veya onun kanuni halefleri olup sigortalı veya sigortadan faydalanan kişi akde göre üçüncü şahıs konumunda ve prim borçlusu değildir.

Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılması sırasında bildiği veya bilmesi gereken tüm önemli hususları sigortacıya bildirme yükümlülüğü altındadır. Buradaki önemli hususlardan kasıt; sigortacının akdi yapıp yapmaması veya değişik şartlarla yapmasını gerektiren bilgilerdir. Sigorta ettiren tarafından beyan yükümlülüğünün ihlal edilmesi halinde, sigortacı Türk Ticaret Kanununun 1439. Maddesinde kendisine tanınan seçim hakkını kullanabilecektir. Bu durumda, sigortacı prim farkı isteyebileceği gibi bildirim yükümlülüğünün ihlal edilmiş olduğunu öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde sözleşmeden cayabilecektir.

Sigorta ettiren ve sigortalı rizikoyu ağırlaştırmama yükümlülüğü altındadır. Aksi taktirde, sigortacının sigorta sözleşmesini fesih hakkı gündeme gelecektir. Rizikonun ağırlaştığından bahsedebilmemiz için, Sigortacı bunu bilseydi akdi yapmayacak veya daha değişik şartlarla, daha ağır prim veya sözleşme şartları koymak suretiyle sigorta sözleşmesini yapacak durumda olmalıdır.

Riziko kısmen veya tamamen gerçekleşmiş ise; sigortalı zararı mümkünse önlemek, azaltmak, hafifletmek için çaba göstermeli ve tedbir almalı, üçüncü şahsa rücu hakları varsa bunları teminat altına almak amacıyla gereken delilleri toplamalıdır. Sigortalı, tüm bu önlemlerin yanı sıra rizikonun gerçekleştiğini 5 iş günü içinde sigortalıya bildirmelidir.

Yukarıda ana hatları ile değindiğimiz yükümlülüklerin sigorta ettiren tarafından yerine getirilmemesi durumunda sigortacı sorumluluktan kurtulur ve sigorta bedelini ödemez. Bu yükümlülükler kusur ile yerine getirilmemişse, kusurun ağırlığına göre mahkemenin takdiri ile tazminattan indirim yapılacaktır.

Sigorta ettirenin yükümlülüklerinden sonra üzerinde durulması gereken bir diğer husus sigortacının borç ve yükümlülükleridir. SİGORTACININ temel yükümlülükleri şu şekildedir:

  1. Sigorta Tazminatı veya Sigorta Bedelini Ödeme Borcu
  2. Sigorta Poliçesi Verme Yükümlülüğü

Riziko gerçekleştiği takdirde; sigorta şirketi, yaşam sigortalarında sigorta bedelini ( örneğin ölüm, uzuv kaybı gibi ), zarar sigortalarında ise riziko nedeniyle sigortalının maruz kaldığı zararı ödemekle yükümlüdür. Hukuki sorumluluk sigortalarında ise; sigorta bedelini aşmamak şartıyla, sigortalının sorumlu olduğu zarar sigortacı tarafından ödenir.

Sigortacı, sigorta sözleşmesi kendisi veya acentesi tarafından yapılmışsa, sözleşmenin yapılmasından itibaren yirmidört saat, bir aracı aracılığıyla yapılmışsa onbeş gün içinde, yetkililerce imzalanmış bir poliçeyi sigorta ettirene vermekle yükümlü olup poliçenin geç verilmesinden doğan zarardan sorumlu olacaktır. Önemle belirtmek gerekir ki; sigorta poliçesi verilmiş olsun ya da olmasın, bir sigorta akdi varsa ve ispatlanabiliyorsa, riziko gerçekleştiğinde, sigortacı sigorta bedelini veya sigortalının zararını ödemekle yükümlü olacaktır.

Sonuç olarak; sigorta hukuku mevzuatına Yeni Türk Ticaret Kanunu ile giren başta bilgilendirme yükümlülüğü ve diğer hususların sigorta ettirenlerin lehine olan, yerinde bir düzenleme olduğunu düşünmekteyiz.

Av. Dr. Mert VAN - Av. Zeynep Aybike HİNDİSTAN