• EN

İcra İflas Hukuku - Alacak-Borç Yönetimi

Hukukumuzda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme serbestliği ilkeleri kabul edilmiştir. Bu ilkelere göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa bile, borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşmeye bağlılık ilkesi, hukuki güvenlik, doğruluk, dürüstlük kuralının bir gereği olarak sözleşme hukukunun temel ilkesini oluşturmaktadır.

Sözleşmeye bağlılık ilkesi uyarınca, koşullar sonradan ağırlaşmış, edimler dengesi sonradan ortaya çıkan olaylar nedeni ile değişmiş olsa da, borçlu sözleşmeden doğan borcunu yerine getirmelidir. Ancak, sözleşmenin yapıldığı esnada karşılıklı edimler arasında var olan denge, koşulların olağanüstü şekilde değişmesiyle, taraflardan biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. Tarafların sözleşme yapmalarına neden olan koşullar, adaletsizliğe yol açan olayların gerçekleşmesi ile değişmişse taraflar artık o sözleşme ile bağlı tutulamazlar. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ile sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki oluşur ve artık sözleşmeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif iyiniyet (M.K Md. 4, 2) kuralarına aykırı bir durum yaratır. Hukukta bu karşıtlık uyarlama davaları ile giderilmeye çalışılmaktadır.

Çağımızın sosyal ve ekonomik  gelişmleri sonucunda, başta finans ve sigorta şirketleri olmak üzere birçok kişi veya kuruluş, herhangi bir sözleşmeyi kurmadan önce  soyut ve tek taraflı olarak kaleme alınmış sözleşme koşulları hazırlamakta; bunlarla gelecekte kurulması muhtemel   sözleşmelere de aynı şekil ve tipteki hukuki koşullar belirlemektedirler. Konunun uzmanı kişilerce, meydana gelebilecek tüm olasılıklar düşünülerek hazırlanan genel işlem koşulları, çoğu kez yalnızca kendilerini hazırlayan veya hazırlatan kişilerin  çıkarlarını kollamakta ve korumaktadır. Buna karşın sözleşmenin diğer tarafı,  söz konusu genel işlem koşullarının varlığından ya da içeriğinden tam olarak haberdar veya sözkonusu genel işlem koşullarını tam olarak anlayıp, olası sonuçları ile birlikte değerlendirebilecek donanımda değildir yahut pazarlık gücüne sahip olmadığından zorunlu olarak söz konusu sözleşmeyi kabul etmektedir.Yani asıl olarak anlatılmak istenen genel işlem koşulları çerçevesinde hazırlanmış sözleşmeyi karşısında bulan birey önüne konan sözleşmeye ya tümden evet ya da tümden hayır diyecek; "evet ama" diyemeyecek, bazı hükümlerin değiştirilmesini istemeyecektir. Bu adaletsizliğin giderilmesi amacıyla Türk Borçlar Kanun'u bazı emredici hükümler getirmiştir. Bu makalemizde de TBK'da öngörülen genel işlem koşullarına ilişkin tanım maddeleri ve unsurlar tek tek açıklanacak ve bunlara uygulanacak yaptırımlar hakkında açıklamalar yapılacaktır.