• EN

Sağlık Hukuku

Tıbbın gebelik, doğum kısırlık, menopoz, ultrasonografi ve kadın hastalıkları v.b. konuları Jinekoloji/Kadın Hastalıkları alt uzmanlığının temel başlıklarını oluşturur. Bu konularda ihtisas yapmış, uzmanlaşmış doktorlara da literatürde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı / jinekolog denilmektedir.  Kadın doğum uzmanları hem anne sağlığı hem de yeni doğan bebek veya anne karnındaki bebeğin sağlığının korunması açısından önemli bir sorumluluk taşımaktadırlar.

Ertuğrul Özkök 11.04.2018 tarihinde yayınladığı köşe yazısında Aydın, Fatih Ürek ve Yılmaz Morgül'e gönderme yaparak Yargıtay'ın estetik ameliyatlarla ilgili olarak verdiği bir karara değindi ve "Vallahi hayatım boyunca gördüğüm en ilginç estetik kararı bu..." şeklinde fikrini beyan etti. Ancak bu karar Yargıtay'ın estetik ameliyatlar ile ilgili olarak vermiş olduğu benzer yöndeki ilk karar değil. Özkök' ün yazısında değindiği kararın temeli estetik ameliyatlar ile diğer tıbbi müdahaleler arasındaki hukuksal farka dayanıyor.

Teknolojinin her geçen gün daha da ilerlemesi, tıpta da etkilerini gösteriyor. Bundan 10 yıl evvel düşünüldüğünde imkansız gibi görünen operasyonlar bugün artık standart hale gelmiş bulunmakta. Bu teknolojik gelişmelerden estetik/plastik cerrahi de payına düşeni aldı elbette.

Tüm bu gelişmelerin sonucu olarak estetik operasyonlar artık bir lüks olmaktan çıkıp, geniş kitleler tarafından erişilebilen bir tıbbi hizmet halini almış durumda. Estetiğe erişim arttıkça alınan hüsran niteliğinde sonuçlar da artıyor.

Peki, Yapılan Estetik Müdahale Başarısız İse Hukuken Ne Yapabilirsiniz?

Son yıllarda birçok insan estetik kaygısıyla veya tedavi amacıyla saç ekimi işlemi yaptırmak istemektedir. Türkiye'ye son dönemlerde pek çok yabancı ülkeden hasta gelmekte ve tedavi veya estetik amaçlı hizmet almaktadır.

Tedavi ve estetik amaçlı olmak üzere iki şekilde veya bazen bu iki amaçla birlikte yapılan estetik ameliyatlarında beklenen sonuç ile taahhüt edilenden farklı bir sonuç meydana geldiği zaman hastalar hem maddi hem de manevi açıdan zarar görüp tazminat talep edebilmektedir. Peki, estetik ameliyat olmak istediniz ve operasyon için hekime başvurdunuz. Operasyon sonrası beklediğinizden bambaşka sonuçlar doğdu ve zarar gördünüz. Ne yapmanız ve nereye başvurmanız gerekir? Öncelikle yaptırdığınız estetik ameliyatı dolayısıyla hekim ile aranızdaki sözleşmenin hukuk dünyasındaki görünümünün ne olduğunu tasvir etmek gerekir.

Sigorta şirketlerinin, Hekim Sorumluluk Sigortası kapsamında hekimler aleyhine açılan davalar henüz sonuçlanmadan, hasta ve yakınlarının zararlarını karşıladığını söyleyen Av. Dr. Mert Van, "Sigorta faktörü, dava sürecini hızlandırdı" dedi.

Hekimlerin çalışma alanını, insan sağlığını ilgilendiren çok hassas konular meydana getiriyor ve bu da riskli bir çalışma alanının ortaya çıkmasına sebep oluyor. Söz konusu risklerin bir şekilde teminat altına alınması gerekiyor. Bu noktada ise Hekim Sorumluluk Sigortası devreye giriyor ve hekimleri tazminatsal sorumluluktan kurtarıyor. Peki, hekim kaynaklı olumsuz bir durum yaşanması sonucu, hasta ve yakınları tarafından açılan tazminat davalarında süreç nasıl işliyor? Av. Dr. Mert Van, sürece ilişkin detayları Sigortalı Dergisi okuyucuları ile paylaştı.

Geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete'de sağlık sektörü için ses getirici bir yönetmelik yayımlandı. Yönetmeliğin amacı Sağlık Meslek Kurulu isimli bir denetim mekanizması oluşturarak sağlık mensuplarının mesleki uygulamalarını denetlemek ve gerekli durumlarda meslekten men edilmeye varacak yaptırımlar uygulamak. Tüm sağlık mensuplarını etkileyecek bu yönetmelikle getirilen yenilikleri şöyle sıralayabiliriz:

Tam gün yasasının  iptali başlığı,  son günlerde güncel basında yer alan  önemli haberlerden  biri. Öncelikle sürecin başından itibaren bugüne kadarki hikayeden biraz bahsedelim.

Bildiğimiz gibi 650 sayılı KHK'nın,  38. maddesi, "Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz" hükmünü içeriyordu. Bu hükme göre kamu kuruluşunda görev yapan hekimlerin özel muayenehane açması engellenmişti.

Acil servislerde yaşanan sıkıntılar ülkemizin her zaman en büyük yaralarından birisi olmuştur. Her ne kadar sağlık sektöründe birçok iyileştirme yapılmaya çalışılsa da, mevcut Türkiye şartlarında halen daha sağlık hizmetlerinin verilmesinde zorluklar yaşanmaktadır. Geçen hafta haberlere yansıyan "Kesik elin gidilen 8 hastanede dikilememesi" skandalı bu problemi bir kez daha su yüzüne çıkartmıştır.

Tıbbi Müdahalelerin Hukuka Uygunluğu

Tıbbî müdahaleler, hekimler tarafından, hastalıkların teşhisi, tedavisi veya önlenmesi amaçlarına yönelik olarak gerçekleştirilen faaliyetler olarak tanımlanmaktadır. Tıbbi müdahale kavramı kişinin mevcut fiziksel rahatsızlığının giderilmesinden, rahatsızlığının önlenmesine, kimi zaman estetik amaçlı bir talebinin giderilmesine kadar her türlü girişimi içine alan geniş bir yelpazedir.

"Değerli okurlar,

"KBB'de TR ent Dergisi'nin bu sayısında sizlerle, "Tam Gün Yasasının Getirdikleri" konusuna değineceğiz.

Anayasa Mahkemesi'nin esastan inceleme kararı aldığı, siz hekimler ile ilgili düzenlemeler içeren söz konusu yasanın getirdiği önemli hususlara değineceğiz.

Av. Mert Van, sağlıkta hizmet eksiklikleri ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Van şunları söyledi:

"Geçen hafta basında yer alan haber Tıp Merkezleri'nin sağlık mevzuatına yönelik bilgilerini bir kez daha sorgulamamıza neden oldu.

Dr. Av. Mert Van, Sağlık Bakanlığı'nın yeni düzenlemesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 İşte Van'ın açıklamaları:

"Sağlık Bakanlığı'nın gündemindeki yeni düzenleme hekimleri ikiye böldü. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın yaptığı açıklamayla hastane ve muayenehane arasında seçim yapmak zorunda kalan hekimlerin bir kısmı hizmet kalitesinin artacağını savunurken, bir kısmı da hasta haklarının ihlal edileceğini düşünüyor."

Sağlık Bakanlığı'na bağlı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun, hastaların ilaç ve tıbbi malzemelerinin hastaneler tarafından teminini öngören "Sağlık Uygulama Tebliği" sağlık sektöründe tam anlamıyla bir kaos ortamı yarattı.

Güzellik İzafi Bir Kavramdır

Güzellik, güzel görünebilmek ilk çağlardan bu yana insanoğlunu peşinden sürükleyen bir kavramdır. Bu yolda insanlar kozmetik sektöründen tutun da güzellik salonlarına, tekstile her yıl trilyonlarca lira harcamakta. İşte estetik operasyonlar da güzellik tutkusunun en can alıcı getirilerinden biri. Şu herkesçe bilinen bir gerçek ki; artık plastik cerrahların önlerine gelen çok sayıda operasyon talebi sırf daha güzel görünebilmek amacını taşıyor.

Üç yıl önce sağlık sektöründe hukuksal bilgi ihtiyacının artacağı öngörüsü ile başlattığım sağlık hukuku çalışmalarıma hız kazandırarak devam etmekteyim. Bu güne kadar tarafımdan 1000'e yakın doktora sağlık hukuku eğitimi verilmiştir. Halen sektöründe markalaşmış sağlık kuruluşlarına ekibimle birlikte hukuki danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Ayrıca en kısa zamanda baskıya sunulacak "Sağlık Hukuku ve Hasta-Hekim Hakları" isimli bir kitapla da piyasada bulunan sağlık hukuku kitaplarının aksine sağlık hukukuna, hem halkın anlayabileceği hem de hekimlerin bilgilenebileceği bir nitelik kazandırmayı amaçlamaktayım. Bundan sonra da bu köşe aracılığıyla sağlık hukukuna ilişkin bilgi ve tecrübelerimi sizlere yansıtmaya çalışacağım.

Sağlık Bakanlığı'nın yapacağı yeni düzenleme, birkaç haftadır Türkiye'nin gündemini işgal ediyor. Bu düzenleme ile üniversite hastanelerinde çalışanlar da dâhil olmak üzere, kamuda çalışan tüm hekimlere muayenehane yasağı getirilmesi planlanıyor. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 13.09.2007 tarihinde yaptığı açıklamada, ilgili düzenlemenin, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanunu'nda yapılacak tek bir madde değişikliği ile getirileceğini ifade etti.

Üç yıl önce sağlık sektöründe hukuksal bilgi ihtiyacının artacağı öngörüsü ile başlattığım sağlık hukuku çalışmalarıma hız kazandırarak devam etmekteyim. Bu güne kadar tarafımdan 1000'e yakın doktora sağlık hukuku eğitimi verilmiştir. Halen sektöründe markalaşmış sağlık kuruluşlarına ekibimle birlikte hukuki danışmanlık hizmeti vermekteyiz. Ayrıca en kısa zamanda baskıya sunulacak "Sağlık Hukuku ve Hasta-Hekim Hakları" isimli bir kitapla da piyasada bulunan sağlık hukuku kitaplarının aksine sağlık hukukuna, hem halkın anlayabileceği hem de hekimlerin bilgilenebileceği bir nitelik kazandırmayı amaçlamaktayım. Bundan sonra da bu köşe aracılığıyla sağlık hukukuna ilişkin bilgi ve tecrübelerimi sizlere yansıtmaya çalışacağım.

Hekim ve hastaların konuya ilişkin bilgileri son derece yetersiz.

Sağlık hukukunda ülkemizdeki durum, dünyadaki gelişimin çok gerisinde. Sağlık sektörü kendisini teknolojik ekipman ve tıbbi bilgi seviyesi anlamında en üst sıralara yerleştirmeyi kafasına koymuş ve sağlık turizmi yapabilecek seviyeleri yakalamış olmasına rağmen Sağlık Hukuku anlamında aynı seviyelerden bahsetmek mümkün değil ki bunun acı yansımalarını sağlık sektörüne yatırım yapan işletmelere ve hekimlere açılacak davalar ile beraberce yıllar içinde göreceğiz.

Röntgene ters bakan doktor, sağlam böbreği aldı!

Bir sağlık hukukçusu olarak neden böyle bir konu seçtim? Çünkü bu konuda hasta da hekim de mağdur. Şimdi sizlere hem kendimi hem de sağlık hukukunu kısaca tanıtayım.

17 yıldır avukatlık mesleğini icra etmekteyim. Son üç yıldır da sağlık hukuku ile yakından ilgileniyorum. Bunun sebebi ise hekimlerin de hastaların da bu hususta bilgilendirilmeye muhtaç olduğunu düşünmem. Piyasada bulunan sağlık hukuku ile ilgili kitapları incelediğimde, her birinde ağır bir hukuk dili kullanıldığını, bu sebeple de ne hastaya ne de hekime hitap edemediğini gördüm. Ben de bu ihtiyaçtan yola çıkarak, halkın anlayabileceği, hekimlerin ise bilgileneceği bir kitap hazırlayarak, bir sağlık hukukçusu olarak üzerime düşen görevi bir nebze de olsa yerine getirdim.