Çağımızın sosyal ve ekonomik gelişmeleri sonucunda, başta finans ve sigorta şirketleri olmak üzere birçok kişi veya kuruluş, herhangi bir sözleşmeyi kurmadan önce soyut ve tek taraflı olarak kaleme alınmış sözleşme koşulları hazırlamakta; bunlarla gelecekte kurulması muhtemel sözleşmelere de aynı şekil ve tipteki hukuki koşullar belirlemektedirler. Konunun uzmanı kişilerce, meydana gelebilecek tüm olasılıklar düşünülerek hazırlanan genel işlem koşulları, çoğu kez yalnızca kendilerini hazırlayan veya hazırlatan kişilerin çıkarlarını kollamakta ve korumaktadır. Buna karşın sözleşmenin diğer tarafı, söz konusu genel işlem koşullarının varlığından ya da içeriğinden tam olarak haberdar veya söz konusu genel işlem koşullarını tam olarak anlayıp, olası sonuçları ile birlikte değerlendirebilecek donanımda değildir yahut pazarlık gücüne sahip olmadığından zorunlu olarak söz konusu sözleşmeyi kabul etmektedir. Yani asıl olarak anlatılmak istenen genel işlem koşulları çerçevesinde hazırlanmış sözleşmeyi karşısında bulan birey önüne konan sözleşmeye ya tümden evet ya da tümden hayır diyecek, "evet ama" diyemeyecek veya bazı hükümlerin değiştirilmesini istemeyecektir. Bu adaletsizliğin giderilmesi amacıyla Türk Borçlar Kanun'u bazı emredici hükümler getirmiştir. Bu makalemizde de TBK' da öngörülen genel işlem koşullarına ilişkin tanım maddeleri ve unsurlar tek tek açıklanacak ve bunlara uygulanacak yaptırımlar hakkında açıklamalar yapılacaktır.
TBK 20-25 maddeleri arasında düzenlenmiş olan bu hususta öncelikle, genel işlem koşullarıyla hazırlanmış sözleşmenin kullanan dışındaki tarafının tüketici olup olmamasına bakılmaksızın her türlü sözleşmede kullanılan genel işlem koşulunun denetleneceği belirtilmiştir.
20. maddenin 1. Fıkrasına göre "Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli önem taşımaz." denilmektedir. Açık olan madde hükmünden anlaşılacağı üzere kanun koyucu bu maddeyle, hükmün etrafından dolanılmasını engelleyici düzenleme getirmiştir. Bu hükümle birlikte genel işlem koşullarının tamamının ya da bir kısmının sözleşme metninde ya da ekinde değişik başlıklar altında değişik yazı karakterleriyle yazılmış olması; o sözleşmenin genel işlem koşullarıyla hazırlanmış olduğunu ve bahsedilen hüküm çerçevesinde değerlendirilmesini engellemeyecektir.
Maddenin ikinci fıkrası; "Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez." şeklindedir. Bu hüküm uyarınca Türk Borçlar Kanunu'nun engellemek istediği husus; aynı amaç doğrultusunda hazırlanmış olan ancak sözleşme metinlerinde farklı kelime ve söz öbekleri kullanılarak hazırlanmış; yani sözleşme metinlerindeki önemsiz, yapay farklılıklar, bu sözleşmelerin genel işlem koşuluyla hazırlanmış olması gerçeğini değiştirmeyecektir. Kanunun açıkça belirttiği üzere, bir sözleşmenin genel işlem koşuluyla hazırlandığının belirlenmesindeki esaslı unsur sözleşme metniyle ulaşılmak istenen amaçtır. Bir sözleşme metninin genel işlem koşuluyla hazırlanmış olduğunun tespitinde sözleşmeyi hazırlayan/hazırlatan tarafın sözleşme ve sözleşmelerle ulaşma istediği amaca bakılacaktır. Bir örnekle somutlaştırmak gerekirse; delil sözleşmelerine ilişkin bir genel işlem koşulunun, sözleşmenin asıl metnine veya ekine alınması, yerinin değiştirilmesi, öze dokunmayan ifade farklılıkları yaratılması, uygulama farklılığı doğurmayacaktır.
Maddenin üçüncü fıkrasına göre "Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz" Gerçekten de uygulamada, bu tip sözleşmelerin büyük çoğunluğunda, sözleşmenin -genel işlem koşulu niteliğindeki- tüm hükümlerinin tek tek okunduğu, tartışıldığı ve bu şekilde kabul edildiğine ilişkin hükümler yer almaktadır. Hatta sözleşmenin -kullanan dışındaki- diğer tarafı, sözleşmeye kendi el yazısı ile bir ek yaparak, sözleşme hükümlerinin hepsinin tek tek okuduğunu, kullananın yaptığı açıklamalar sonucunda hükümlerin anlamını en iyi şekilde kavradığını ve sözleşmeyi bu şekilde kabul ederek imzaladığı yazmakta ve altını da imzalamaktadır. Türk Borçlar Kanunu'ndaki bu hüküm sayesinde, tüm bu durumlarda, bu tip sözleşmelerin tüm hükümleri emredici nitelikteki genel işlem koşulları düzenlemesine tabi olacaktır.
Maddenin dördüncü fıkrasına göre "Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de; niteliklerine bakılmaksızın uygulanır." bu suretle, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların, hazırladıkları sözleşmelerde yer alan tüm hükümler, TBK 20/1'deki tanıma uymasalar bile, genel işlem koşulu olarak kabul edilmekte ve emredici nitelikteki genel işlem koşulları düzenlemesine tabi tutulmaktadırlar. Bu sözleşmeleri ve içerisindeki genel işlem koşullarını hazırlayan tarafın kamu tüzel kişisi olması, durumu değiştirmeyip ve uygulama da farklılık doğurmayacaktır.
Kanunun tanım maddelerine değindikten sonra, sözleşme metinlerindeki genel işlem koşullarına uygulanacak yaptırıma değinmek gerekirse; karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, düzenleyenin sözleşmenin yapılması sırasında karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme olanağı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine ayrıca bu koşulların kurulacak sözleşmenin niteliğine yabancı, şaşırtıcı koşullar denilen şartlar olmamasına bağlıdır; aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılacaktır. Örneğin kredi sözleşmelerinde neredeyse istisnasız olarak yer verilen, kredi kurumunun dilediği anda hiçbir gerekçe göstermeksizin hesabı kat edeceği, ilişkiye son vereceğine ilişkin hükümler olağandışı olduklarından yazılmamış sayılacaklardır.
Bazı durumlarda da genel işlem koşullarıyla hazırlanan sözleşmede, belirtilen hususlar açık ve anlaşılır olmamakta ve durum sözleşmeyi hazırlayan veya hazırlatan tarafında özellikle yapılarak ileride meydana gelebilecek herhangi bir sorunda söz konusu açık olmayan sözleşme hükümlerini kendi lehine yorumlayarak menfaat sağlamak amacı gütmektedir. Bu konuya getirilen düzenleme çerçevesinde; genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, sözleşmeyi düzenleyen aleyhine yorumlanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu madde çerçevesinde sözleşmeyi düzenleyenlere sözleşmeyi açık, anlaşılır ve tek anlam ifade edecek şekilde hazırlamaları aksi takdirde hükümlere ilişkin oluşacak bir şüphe durumunda sözleşme hükümleri düzenleyen tarafın aleyhlerine uygulanacağı belirtilmiştir. Bununla beraber özellikle finans sektörü tarafından, genel işlem koşullarıyla hazırlanmış olan sözleşmelerde görülen, sözleşmeye tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar da geçersiz sayılacaktır. Böylece örneğin kredi sözleşmelerinin hemen hepsinde yer alan ve kredi kuruluşuna faiz oranlarını tek taraflı değiştirme yetkisi tanıyan kayıtlar artık geçersiz sayılacaktır.
Özetle; yukarıda anlatıldığı şekilde genel işlem koşullarıyla hazırlanmış olan sözleşme hükümleri, hiç yazılmamış sayılacak yahut düzenleyenin aleyhine yorumlanacaktır. Bu sayede ulaşılmak istenen amaç ise, ortak kazanç ve kayıpların olduğu sözleşmelerde, sözleşmeyi düzenleyen tarafın yalnızca kazanan; sözleşmeyi düzenlemeyen tarafından ise yalnızca kaybeden olmasını engellemek, karşısına getirilmiş olan bir sözleşmede kişinin "evet ama" diyebileceği bir düzen yaratmaktır.